Türkiye GeziYemek

0

Marmara Adası Gezi Notları…

Tatil mevsiminde ne yapalım, nereye gidelim ne yiyelim diye düşünüyorsanız yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz 4 günlük Marmara Adası seyahatimizi Gökmen Dursun ‘un kaleminden anlatacağımız bu yazımızda; nasıl gidilir, ne yenir, nerede kalınır gibi sorulara cevap vereceğiz. Öncelikle biraz Marmara Adasını tanıtalım:

Marmara Denizi adaları 10 adet adadan oluşmaktadır. Adaların en büyüğü Marmara Adası’dır ve Türkiye’nin Gökçeada’dan sonra yüzölçümü olarak en büyüklükte ikinci adasıdır. Turistik açıdan en tanınanı olan Avşa Adası olmakla birlikte en küçük ve en az yaşayan bulunan Ekinlik ve Paşalimanı Adalarıdır.

Adada ilk yerleşimin antik çağlara uzandığı ve 15.yüzyıldan itibaren de Türkler ‘in yerleşmeye başladığı bilinmektedir. Ada halkının çoğunluğunu oluşturan Rumlar ve Türklerle yıllarca beraber yaşamışlar, Lozan Anlaşması ile mübadele sonucu Rumlar, Yunanistan’a gitmiş, yerlerine de ağırlıklı olarak Girit Adası’ndan olmak üzere Balkanlardan gelenler yerleştirilmiştir. Zengin mermer yatakları nedeniyle hüküm süren tüm devletlerin ilgisini çeken adanın mermerleri ile İstanbul’da Roma ve Bizans Saraylarının yapıldığı, Osmanlı döneminde ise cami ve sarayların yapımında kullanıldığı bilinmektedir. Başka bir deyişle yaklaşık 1800 yıldır buradan mermer çıkarılmaktadır.

Balıkesir’e bağlı Marmara ilçesinde bağlı Çınarlı Köyüne gittiğinizde ismini aldığı Çınar Ağacının 1001 yaşında ve hala dimdik ayakta olduğunu göreceksiniz. Aynı zamanda en canlı turizm bölgesi de diyebiliriz. Asmalı Köyü, merkezden 16 km uzaklıkta olan köy Karadenizliler ile Bulgaristan göçmenlerinin yoğun olduğu ve yat turizmi için elverişli bir köydür. Saraylar Köyü mermer ocaklarının bulunduğu köydür. Uzaktan bakıldığında adanın yeşilliğinin yanı sıra Saraylar Köyü taraflarında beyazlıklar göreceksiniz, işte oralar mermer ocaklarıdır. Köy de açık hava müzesi bulunmakta olup ada genelinde yapılan arkeolojik kazı çalışmalarında çıkarılan mermer parçaları, lahitler vb sergilenmektedir. Gündoğdu Köyü ise ekstra yeşilin adresidir.

Marmara Adası’na aracınızı götürebilirsiniz. Feribotlar yolcu ve araç taşıması yapmaktadır. Eğer kalacağınız yer belliyse, gezmeyecek, sadece kafa dinleyecekseniz araçsız gelebilirsiniz. Yok “Ben gezeceğim keşif yapacağım derseniz” ya Tekirdağ’dan ya da Erdek’ten arabalı feribotlarla ulaşım sağlayabilirsiniz. Biz Tekirdağ üzerinden yaklaşık 2,5 saat süren bir yolculukla adaya ulaştık.

Marmara Adasında gördüğümüz sessiz, doğal ve huzur dolu yapı adanın “Sessiz Ada”, mermer yatakları ise “Mermer Adası” olarak isimlendirilmesine sebep olmaktadır. Kayıtlarda, adada 50 kadar otel ve pansiyon bulunduğu ayrıca apart olarak kiralanan evler olduğu bildirilmektedir. 2022 fiyatları 4 kişilik bir aile için kahvaltı dahil otellerde 1.500 TL ile 2.500 TL arası değişmekte, pansiyonlarda ise oda fiyatı 350 TL ile 1.000 TL arası değişmektedir.

Adanın dağlık ve tepelik coğrafi yapısının yanı sıra çok sayıda kumlası bulunmaktadır. Rahatlıkla denize girilebilecek kumsallarının yanında yürüyüş severler için güzel bir parkura sahiptir. Ek olarak dalış için de tercih edilmektedir.

Marmara Adasının önemli özelliklerinden biri yeryüzünün rutubetsiz ender yerlerinden olmasıdır. Zengin mermer yatakları rutubeti emdiğinden adada rutubeti yok, havası temiz, oksijeni bol…

Gelelim asıl konumuza; Ada’da ne yenir, adadan ne alınır?

Marmara Adasının en büyük zenginliği mermer olmasına rağmen adayı ziyaretimde ana malzemesi mermer olan hediyeliklere maalesef rastlayamadım. Sevdiklerimize adadan alabileceğiniz en güzel hediye nedir dersek; adanın kendi ürünü olan mis kokulu ve kekik ve ada çayı ile sevdiklerinize armağan edebilirsiniz. (Paket fiyatı: 10 ile 15 TL arasında değişmektedir) Adanın yerli üretimi olan oldukça lezzetli sofralık zeytin de seçeneklerden biri. Ayrıca koruk suyu, zeytinyağı ve yerli üretim şaraplar da alınabilecekler listesine eklenebilir.

Adanın en önemli geçim kaynaklarından olan balıkçılığın sayesinde her mevsim taze balık çeşitleri ve deniz mahsulleri yemek mümkün. Birol Restoran hemen merkezde bulunan, en yoğun talep gören ve yaklaşık 30 yıldır hizmet veren bir adrestir. Marmara Adasının bilinen ve sevilen mekânlarından biri olmasının yanında günlük taze balığını ve tok bile olsanız midye dolmasını tatmanızı tavsiye ederim. Bugüne kadar yediğim en güzel, en hacimli ve lezzetli midye dolma burada desem abartmış olmam. Ada’nın en meşhur içeceği olan Koruk suyunu ise çeşitli yerlerde deneyebilirsiniz. Hepsi de birbirinden leziz.

İskeleye yakın peynirciden tadım yaparak; kelle, sepet, beyaz, kaşar peyniri alabilirsiniz. Peynirleri özel olarak Balıkesir’de üretilerek peynircide tuzsuzdan tuzluya peynirin her çeşidini bulmak mümkün.

 

Can Pastanesi’nden ise bugüne kadar yiyebileceğiniz en güzel un kurabiyesinin tadına bakmış olacağını tereddütsüz söyleyebilirim. Fırından çıkar çıkmaz tükenen davetkar kokulu bu kurabiyenin tadına bakmadan adadan dönmeyin. Bizim favorilerimizin arasında acıbadem ve incir kurabiyesini de söylemeden geçemeyeceğim.

İsmini andıklarımızın haricinde çok sayıda ev yemekleri yapan yerler, balık restoranı, çay bahçeleri, kahve evleri mevcut. Hepsi lezzetli hepsi hesaplı.

Marmara Adası ‘ndan bu kadar. Başka mekanlarda ve yerlerde görüşmek üzere hoşçakalın.

 

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

En Çok Görüntülenen Gönderiler

Menü