Amerika’da bir kütüphanede yaşayan ve dünya çağında tanınan Dewey adlı kedi bir kütüphanenin maskotu değil. İnsanların hayatına dokunan bir sembol haline gelmişti. Kütüphanede yaşadığı yıllar boyunca ziyaretçilerin sevgisini kazanan Dewey’in hikâyesi daha sonra bir kitaba konu olmuş ve hayvanlarla kurulan bağın gücünü tüm dünyaya anlatmıştı. Hatta kitaba ait bir yorumda -ki ben okuduğumda hem gülümsemiş hem de çok doğru bir teşhis olduğunu düşünmüştüm- yazar Vicki Myron’un Dewey’in öyküsünü yazarak ona onuncu canını verdiği dile getirilmişti. Iowa halkı Dewey sayesinde uluslararası alanda kedi sever bir halk olarak bir ün kazanmıştı. Ben de bu kitabı ilgiyle okumuş ve okurken Türkiye’de bir benzeri yaşanmış mıdır acaba diye düşünmüştüm. Benzer bir hikâye Türkiye’de değil ama Saraybosna’da yaşanıyor şu sıra. Bir farkla; bir kütüphanede değil bir okulda.
Mirza adlı kedi Saraybosna’daki Şeyh Muhamed ef. Hadžijamaković İlkokulu’nda beş yılı aşkın süredir değişmeyen ve herkes tarafından benimsenmiş özel bir okul arkadaşı. O resmi olarak bir öğrenci olmasa da onu okulda tanımayan yok. Öğrenciler, öğretmenler, okul çalışanları ve mahalle sakinleri Mirza’yı okulun doğal bir parçası olarak görüyor. Teneffüs zili çaldığında ve çocuklar koridorlara çıktığında Mirza ilginin odağı haline geliyor.
Mirza’nın okul bahçesindeki hikâyesi COVID-19 küresel salgını sırasında başlamış. Okulun temizlik görevlisi Sabiha Hanım onu bulmuş ve geçici olarak besleyip korumak amacıyla okulun önüne getirmiş. Ancak bu geçici durum zamanla kalıcı bir bağa dönüşmüş. Okul müdürü Emina Hrnjić Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda; ‘Bir süre sonra kendi yoluna gideceğini düşündük ama kaldı ve buraya uyum sağladı.’ sözleriyle anlatmakta. Salgın döneminde dersler çevrimiçiyken Mirza’ya okul çalışanları bakmış. Öğrenciler geri döndüğünde ise sorumluluk çocuklarla paylaşılmış.
Bugün Mirza’nın okulun önünde kendisine ait bir kulübesi bulunuyor. İlk kulübe okul görevlileri tarafından yapılmış, öğrenciler tarafından boyanmış. Okul binasında yapılan çalışmalar sırasında zarar görünce öğretmenler Mirza için yeni bir kulübe temin etmiş. Mirza halen bu kulübede kalıyor. Zaman zaman okul binasına da giren Mirza çocuklarla oynuyor, ısınıyor ve bazen bir sınıfta arka sıralardan birine uzanarak dersi adeta dinliyor.
Öğretmenlere göre Mirza’nın varlığı, çocuklara huzur ve güven duygusu vererek psikolojik açıdan da olumlu katkı sağlıyor, sorumluluk bilinci kazandırıyor. Mahalle sakinleri de okula ve öğrencilere mama getirerek destek veriyorlar. Bu nedenle Mirza Saraybosna’nın Hrid Mahallesi’nin kedisi olarak anılıyor. Adını mezun olmuş olan büyük sınıf öğrencilerinin verdiği Mirza da belki Dewey gibi bir kitaba konu olur. İnsanların hayatına dokunan, bir topluluğun parçası olan ve bulunduğu mekâna anlam katan gerçek bir hikâyesi var ve hikayesinin kahramanı.
Necla Dursun









