Niğde il merkezinin kuzeyinde yer alan Yeşilburç Köyü merkeze yaklaşık 7 km uzaklıktadır. Gicimik Vadisi içinde konumlanan köyün batısında Uzandı Deresi bulunmaktadır. Arkeolojik kalıntılar köyün tarih boyunca Demir Çağı, Helen, Roma ve Bizans medeniyetlerine ev sahipliği yaptığını göstermektedir. Yerleşimin tarihsel süreçte Tuana, Dana, Teney, Teneyi, Tenegi, Tenegia, Danaka, Deneği ve Deneyi gibi farklı isimlerle anıldığı bilinmektedir.
19.yüzyıl ortalarında 320 Rum hanesinin yaşadığı köyün 1483 tarihli vakıf kayıtlarında Hüdavend Hatun Zaviyesi’ne ait vakıf arazisi olarak geçtiği anlaşılmaktadır. Mübadele sürecinde Yeşilburç’ta yaşayan Rum nüfus yoğunluklu olarak Drama şehrinin tren istasyonu arkasındaki Ambelokipi adlı semte, bir bölümü Selanik, Atina, Pire, Patras ve Kavala’da iskân edilmiş; köye ise Yunanistan’ın Grevena kazasına bağlı Krifçi Köyünden gelen Türk nüfus yerleştirilmiştir. Günümüzde köyde Rumlara ait çok sayıda yapı varlığını sürdürmektedir. Bu yapılardan biri de içeriğimizin konusunu oluşturan ‘şırahane’dir.
Köy merkezinde İhsan Bozkurt mülkiyetinde bulunan bir evin bahçesine açılan kaya oyma mekânların bir şırahane olduğu tespit edilmiştir. İhsan ve eşi Neriman Bozok tarafından keşfedilen bu yapı özgün özelliklerini büyük ölçüde korumaktadır. Şırahane doğu ve batı yönlerinde konumlanmış üç ayrı kaya oyma mekândan oluşmakta olup eğimli bir biçimde düzenlenmiş 100×210 cm ölçülerinde bir dehlize sahiptir. Plan şeması kareye yakın bir form sergilerken duvar derinliğinin yaklaşık 0,65 cm olduğu belirlenmiştir.

Orijinal özelliklerini büyük ölçüde muhafaza ederek günümüze ulaşan üzüm ezme havuzunun başlangıç kısmında taştan yarım daire şeklinde düzenlenmiş bir tortu havuzu yer almaktadır. Bu bölüm ana havuzdan gelen üzüm şırasının toplandığı alan olarak işlev görmekteymiş. Havuzun ön kısmında ise şıranın doldurulmasına imkân veren bir küp bulunuyor.
İlk şırahaneden ikinci bölüme geçiş dar ve uzun bir dehliz aracılığıyla sağlanmakta. Bu mekânın aynı zamanda hayvan barınağı olarak da kullanıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim kuzey duvarlarına oyulmuş iki adet hayvan yalağı bu kullanımın en önemli göstergeleri arasındadır. Ayrıca bu bölümün ilk kullanım evresinde şarap küplerinin yanı sıra pekmez, peynir ve turşu küplerinin depolandığı bir alan olduğu ifade edilmektedir.
Depo işlevi de gösteren bu ikinci bölümden üçüncü mekâna yine bir dehliz vasıtasıyla geçilmekte. Üçüncü bölüm ilk iki mekâna kıyasla oldukça geniş bir hacme sahiptir. Odanın ortasında günümüze sağlam şekilde ulaşmış bir yer ocağı bulunmaktadır. Söz konusu ocağın havalandırması pişmiş toprak künkler aracılığıyla sağlanmıştır. Ocağın yakınında bir değirmen tertibatı yer almakta olup bu durum mekânın üretim süreçlerindeki çok yönlü kullanımına işaret etmektedir. Ayrıca oda zemininde farklı çaplarda toplam 20 adet küp altlığı yuvası tespit edilmiştir.
‘Yeşilburç Şırahanesi’ olarak adlandırılan bu imalathane mekânlarının antik çağdan günümüze ulaşmış olduğu anlaşılmaktadır. Yaklaşık 1.500 yıllık geçmişe sahip olduğu tahmin edilen yapı grubunun Niğde’nin tarihi ve turistik potansiyeli açısından önemli bir değer taşıdığı açıktır. Bu bağlamda söz konusu kültürel mirasın korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasında mülk sahiplerinin üstlendiği rol büyük önem arz etmektedir.












