Türk Kahvesi ve güllü lokum eşliğinde Filibeli Ahmed Hilmi’nin Amak’ı Hayal adlı romanının Bulgarca çevirisinin tanıtımı, Filibe’de yazarın adını taşıyan kütüphanede 7 Aralık 2024’de gerçekleşti.
Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin vefatının (1865 – 1914) 110. yılında Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu himayesinde, Türk-Bulgar Edebiyat Kulübü ve Filibe’de faaliyet gösteren Yeni Doğuş ve Mustafa Kemal Atatürk Kültürevi katkılarıyla Amak’ı Hayal isimli eserinin Bulgarca çevirisi tanıtıldı.

Tarihi Muradiye Camii’nin bitişiğinde bulunan Filibeli Ahmed Hilmi Kütüphanesi’nde gerçekleşen etkinliğe şehrin yerel yönetiminden sorunlu olanlarla çok sayıda okur, yazar, şair katıldı. TC Filibe Başkonsolosu Sn Korhan Küngerü’nün açış konuşmasıyla başlayan program, eseri Ahmed Hilmi’nin yazdığı Osmanlıcadan Bulgarcaya çeviren şair, akademisyen Aziz Nazmi Şakir-Taş’ın katılımıyla devam etti. Şakir konuklara eserin tarihçesini ve çeviri sürecini aktardı.

Bulgaristan Bilimler Akademisi Türk Edebiyatı Uzmanı Doç. Dr. Yordanka Bibina eserin içeriği ve felsefi göndermeleri hakkında hazırladığı sunumla katkı sağladı. Bulgar Edebiyatı hocası, Prof. Dr. Evdokiya Borisova ise romanının 20.yüzyıl Avrupa’sının modern edebiyatı ve felsefesi içindeki yerini, önemini ve günümüz edebi kontekstine olan etkisiyle erken yol göstericiliğini aktardı.
Eserin tanıtımının yapıldığı Filibeli Ahmet Hilmi Kütüphanesi’nin açılışı 2020 yılında Filibe Bölge Müftülüğü’nün inisiyatifi ile gerçekleştirildi. Açılışını dönemin Türkiye Sofya Büyükelçisi Aylin Sekizkök’ün yaptığı kütüphane Filibe’nin merkezi Cuma Meydanı’nda, Muradiye Cami’nin bitişiğinde yer alıyor.

Tanıtım programını yöneten Türk-Bulgar Edebiyat Kulübü Başkanı Kadriye Cesur kapanış konuşmasında:
Gönül ne kahve ister/ Ne kahvehane
Gönül sohbet ister/ Kahve bahane
diyerek 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nü anımsattı. Devamında sözü Türk – Bulgar Edebiyat Kulübü Onursal Başkanı Sayın Sinem Küngerü’ye vererek Türk Kahvesinin tarihçesini anlatmasını rica etti. Sinem Küngerü: Kahvenin tarihimizde, kültür geleneğimizde, günlük hayatımızdaki ve gönlümüzdeki yerini 2013 yılında Unesco dünyaya duyurmuş oldu. Böylece zaten dünyaca meşhur olan köpüklü Türk kahvesinin özelliği tescillendi, sadece bizim değil dünyanın da kültürel mirasının bir parçası olarak kabul edildi. Halk yaratıcılığından romanlara, şarkılardan şiirlere kadar açılan bir yelpazede edebiyatın her alanında kendinden söz ettirmiştir kahvemiz. Bu unsur 2013 yılında İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedilmiş olması da buradaki kahve ikramımız için muhteşem bir vesile. Herkese afiyet olsun. diyerek sözlerini tamamladıktan sonra Sayın Küngerü bakır cezvede Türk kahvesinin sunumunda bulundu.










