RUBAKAD – Rumeli Balkan Kadınlar Derneği Farkındalık Günleri kapsamında düzenlediğimiz “Balkanlardan İstanbul’a: Okuyan, Düşünen, Tasarlayan Bir Neslin Sesi” başlıklı bu özel buluşmada, farklı bir coğrafyadan gelip İstanbul’da kendi yolunu çizen genç bir konuğu ağırladık. Tuğba Bayrami ile tanışıklığım ise Üsküp Kitap Kulübü’ne dayanıyor. Onu ilk günden itibaren düşünmeye, sorgulamaya ve kendini geliştirmeye olan isteğiyle tanıdım. Bu yönüyle hem dikkat çeken hem de ilham veren bir yolculuğa sahip olduğunu söyleyebilirim. Tuğba’nın geldiği noktayı görmek ve bu sürece tanıklık etmek benim için ayrıca bir gurur vesilesidir.
Kuzey Makedonya’dan Türkiye’ye uzanan eğitim serüveni, çok kültürlü bir ortamda büyümenin kazandırdıkları ve iç mimarlık alanındaki hedefleriyle Tuğba bizlere hem samimi hem de ilham verici bir perspektif sundu. Bu söyleşide bir öğrencinin kendi ilgi alanını nasıl keşfettiğine, büyük bir şehirde yaşamaya nasıl adapte olduğuna ve sosyal ortamların bireysel gelişime nasıl katkı sağladığına yakından tanıklık edeceksiniz.
Gençlerin hayallerine giden yolda attıkları adımları, karşılaştıkları zorlukları ve bu süreçte edindikleri kazanımları görünür kılmayı önemsiyorum. Bu röportajın da özellikle gençlere ilham olacağına ve farklı bakış açıları kazandıracağına inanıyorum.
Keyifli okumalar.
Necla Dursun

RUBAKAD – Rumeli Balkan Kadınlar Derneği Farkındalık Günleri Etkinliği
17 Nisan 2026 10.30 İBB Zeytinburnu Tesisleri
Konuk: Tuğba Bayrami
Moderatör: Necla Dursun
Necla Dursun’un Açılış Konuşması:
Sevgili misafirlerimiz, kıymetli katılımcılar; RUBAKAD Farkındalık Günleri kapsamında düzenlediğimiz ‘Balkanlardan İstanbul’a Okuyan, Düşünen, Tasarlayan Bir Neslin Sesi’ konulu bu anlamlı etkinliğe hepiniz hoş geldiniz. Bugün burada bir araya gelmekten ve sizlerle aynı ortamı paylaşmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Bugün, farklı bir coğrafyadan gelip İstanbul’da eğitim hayatını sürdüren, azmi, bakış açısı ve samimi duruşuyla hepimize ilham verecek çok değerli bir konuğumuzu ağırlıyoruz. Kuzey Makedonya’dan İstanbul’a uzanan bu yolculukta hem akademik hem de kişisel gelişim anlamında önemli deneyimler edinen Tuğba Bayrami ile birlikte olacağız.
Kendisini Üsküp Kitap Kulübü vesilesiyle tanıdım ve düşünmeye, sorgulamaya ve kendini geliştirmeye olan isteğine birebir şahit oldum. Bugün onun yolculuğunu öğrenmek için ben soracağım o cevaplayacak. Keyifli olacağına inandığım sohbetimizin başında diyorum ki; Sevgili Tuğba, hoş geldin.
Seni tanımakla başlayalım programımıza.
Hoş buldum, teşekkür ederim.
Öncelikle burada bulunmaktan ve sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğumu belirtmek isterim. Bu güzel organizasyonda beni davet eden ve bugün burada sizlerle buluşmama vesile olan Necla Dursun’a özellikle teşekkür ediyorum. Kendisiyle Üsküp Kitap Kulübü aracılığıyla tanışmış olmak benim için ayrıca değerliydi ve bugün bu davetin bir parçası olmak benim için büyük bir onur.
RUBAKAD – Rumeli Balkan Kadınlar Derneği’ne, dernek başkanı Hale Güloğlu’na, emeği geçenlere ve konuklara teşekkür ederim. Bu ortamda düşüncelerimi paylaşma ve sizlerle bir arada olma fırsatı bulduğum için mutluyum.
Kuzey Makedonyalıyım, orada yaşıyorum fakat şu an üniversite eğitimim için İstanbul’dayım. İlkokul orta okul ve lise eğitimimi kuzey Makedonya’nın Gostivar şehrinde tamamladım. Çocukluğumdan beri ailemle birlikte yaşıyorum, annem Gostivar’da kadın kuaförü babam erkek kuaförü. Bir kız kardeşim var. Sebahattin Zaim Üniversitesinde İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümünde eğitim görüyorum.
Kuzey Makedonya’daki çocukluğunu ve lise yıllarını düşündüğünde, farklı kültürlerin iç içe olduğu bir ülkede büyümenin sana kişisel gelişim açısından nasıl katkıları oldu?
Kuzey Makedonya’da büyüme, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir ortamda gelişmek demekti. Bu da kişisel gelişimime birçok açıdan katkı sağladı. Öncelikle çok kültürlü bir ortamda yaşamak empati yeteneğimi güçlendirdi. Farklı diller konuşan, farklı geleneklere sahip insanlarla iç içe olmak insanları yargılamadan dinlemeyi, anlamaya çalışmayı ve bakış açımı genişletmeyi öğretti. Bu sayede hem sosyal ilişkilerimde daha uyumlu oldum hem de yeni ortamlara daha kolay adapte olabildim.
Şu anda iç mimarlık öğrencisisin. Bu bölümü neden ve nasıl tercih ettin?
Küçüklüğümden itibaren hobi olarak sürekli çizim yapmam, farklı detaylara odaklanmam ve düşünme becerilerimin gelişmesiyle birlikte bu ilgi zamanla bir hobiden çıkıp mesleğe dönüşmeye başladı. İlerleyen zamanlarda bu mesleği yapmam gerektiğini düşünmeye başladım. Bunların yanında kendimi ait hissedip sadece bir iş değil keyif aldığım ve severek yapacağım bir meslek olduğunu düşünmeye başladım. Sürekli araştırmam, çizim yeteneğimin gelişmesi ve ileride tasarlayacağım evlerin insanlara mutluluk vereceği düşüncesi beni daha da heyecanlandırdı. Bu yüzden iç mimarlık bölümünü tercih ettim.
İstanbul’da okumaya karar verirken seni en çok ne etkiledi?
İstanbul’da okumaya karar verirken beni en çok etkileyen nedenlerden biri kariyer açısından daha fazla imkana sahip bir yerde eğitim alacak olmamdı. Şehrin sunduğu geniş staj imkanları, kendini geliştirmek için birçok farklı alan ve bunlardan daha fazlası olması hem kişisel gelişim açısından hem de mesleki olarak beni en çok etkileyen nedenlerden biri oldu. Aynı zamanda İstanbul’un kültürel ve mimari bakımdan zengin olması benim mesleğim için oldukça önemliydi. Teorik olarak öğrendiğim bilgilerle kalmayıp hem gezip hem de araştırarak mesleğimle iç içe olmamı sağlayacağı için İstanbul’da okumaya karar verdim.
İç mimarlıkta seni en çok heyecanlandıran şey nedir? Tasarım sürecinde en çok hangi anlardan keyif alıyorsun?
İç mimarlıkta beni en çok heyecanlandıran şey bir tasarladıklarımın, hayal ettiğim mekânın somut hale dönüşmesidir. Bir mekânı baştan kurgulamak ve ilerledikçe küçük detaylarla ne kadar büyük farklar yaratılabileceğini görmek oldukça heyecan verici. Aynı zamanda tasarım sürecinde en çok keyif aldığım şey; bir tasarım üzerinde ilerlerken kendini ne kadar geliştirdiğimi hissetmem. Bu çok güzel bir duygu.
İstanbul’daki üniversite deneyimini Makedonya’daki lise hayatınla kıyaslandığında hangi açılardan farklılık gösteriyor?
İstanbul’daki üniversite hayatım lise hayatıma göre oldukça yoğun ve tempolu bir şekilde ilerliyor. Bir yandan proje çalışmalarını yetiştirme çabası, diğer yandan üniversitenin sağladığı bütün sosyal etkinliklere ve kariyer açısından önemli bulduğum oluşumlara katılma çabasında olduğumdan hayli yoğun bir şeklide geçiyor zaman. Lise hayatıma dönüp baktığımda oldukça sakin ve rahat bir hayatım olduğunu fark ediyorum. Üniversite hayatında insanın sorumluluklarının artması ve bu doğrultuda hareketlilik ve yoğunluk yaşanmasını ise doğal bir süreç olduğu bilinciyle ilerlemeye çalışıyorum.
Gönüllü çalışmalara yakın bir kişiliğin var. Ben de seni Üsküp Kitap Kulübü’nde tanıdım. Kitap kulübü deneyim sana neler kattı?
Kitap kulübü deneyimi bana en çok farklı bakış açıları kazandırdı. Aynı kitabı farklı insanların kendi yaşam deneyimleri, değerleri ve düşünce biçimleri doğrultusunda nasıl yorumladığını görmek, olaylara tek bir pencereden bakmanın ne kadar sınırlayıcı olabileceğini fark etmemi sağladı. Bu çeşitlilik okuduğum metni daha derinlemesine anlamama yardımcı oldu. Eleştirel düşünme ve analiz etme becerilerimi de önemli ölçüde geliştirdi.
Her buluşmada yapılan tartışmalar bazen daha önce hiç dikkat etmediğim detayları fark etmemi sağladı. Bu süreçte kendi fikirlerimi savunmayı, gerektiğinde farklı görüşlere açık olmayı ve düşüncelerimi yeniden gözden geçirmeyi öğrendim. Ayrıca kitap kulübü, düzenli kitap okuma alışkanlığımı güçlendirmemde büyük rol oynadı. Belirli bir takvim doğrultusunda ilerlemek, okumayı ertelemek yerine hayatımın doğal bir parçası haline getirmemi sağladı. Bunun yanında, fikirlerimi grup içinde ifade etme pratiği kazandıkça kendimi daha açık, net ve etkili bir şekilde ifade edebildiğimi fark ettim.
Kulüp sosyal bir paylaşım alanı oldu benim için. Hem zihinsel hem de kişisel gelişimime önemli katkılar sağlayan kitap kulübünün kurucusu olan Necla Dursun’a (yani size) ve kulübün destekçilerine ne kadar teşekkür etsem az gelir.
İstanbul oldukça büyük ve kalabalık bir şehir. Burada yaşamak ve eğitim almak günlük hayatını nasıl etkiliyor?
İstanbul’un büyük ve kalabalık bir şehir olması beni oldukça etkiliyor açıkçası. Her zaman bir işe başlamadan önce planlamasını yapmam gerekiyor bu nedenle. Mesafelerin uzak olması ve sürekli yoğunluktan kaynaklı yaşanan aksilikleri önlemek için planlama çok önemli. Diğer taraftan beni olumlu anlamda etkileyen hususların en başında yeni bir şey öğrenme ve keşfetmeye olanaklarının burada sonsuz olması. Ardından da daha fazla hayat tecrübesi edinebilmeme imkân tanıması açısından günlük hayatımı etkiliyor İstanbul’un büyük ve kalabalık olması.
Bize İstanbul’u bir cümleyle tarif eder misin?
İstanbul’u bir cümleyle tanımlamak neredeyse imkânsız olsa da ben onu bir denize benzetiyorum. Bazen sakinleştiren bazen taşan ama her ne olursa olsun insanı içine çeken bir şehir İstanbul.
Sence burada olmanın avantajları ve dezavantajları neler? İstanbul’da yaşamak sana neler kattı?
Avantajları sayılamayacak kadar fazla hem kariyer hem kişisel gelişim hem de hayat tecrübesi açısından. Dezavantajlarından söz ederken en başa aile özlemini yerleştirebilirim. Aileden uzak olmanın insana ne kadar büyük sorumluluklar yüklediğini ve bütün bunların karşısında ne olursa olsun tek başına dimdik durmak oldukça stresli bir durum. Fakat aynı zamanda seni hayatta tutan ve ilerleyen zamanlarda zorlukların üstesinden gelmeye hazırladığını düşündükçe önemini daha iyi anlıyorum.
Türkiye ve Kuzey Makedonya arasında hayatın her alanında gördüğün bazı benzerlikleri paylaşabilir misin?
Hem Türkiye’de hem de Kuzey Makedonya’da sokak yaşamı, küçük esnaf kültürü ve yerel pazarların canlılığı günlük hayatın önemli bir parçalarıdır. Bunun yanında her iki ülkede de geleneklere bağlılık güçlü. Bir diğer ortak yön ise; modern yaşam tarzına uyum sağlama hususunda yaşanan hız. Ayrıca insanların genel olarak sıcakkanlı olması, yabancılara karşı misafirperver yaklaşımı ve güçlü komşuluk ilişkileri her iki toplumun ortak özellikler arasında yer alıyor benim gözlemime göre.
Seni İstanbul’da yaşamaya başladığında en çok şaşırtan şey ne oldu?
Başlarda toplu taşıma araçlarını kullanırken herkesin sürekli bir yere yetişme çabası ve bu döngünün sürekliliğini anlamaya ve alışmaya çalıştım. Sonra bu durum bana zamanın hiç durmaksızın aktığını öğretti. Fakat beni her şeyden çok şaşırtan şey tanıştığım yeni kişilerin bana nereli olduğumu sorduğunda Kuzey Makedonyalıyım dediğim anda nasıl bu kadar iyi Türkçe konuşabildiğimi ve nereden öğrendiğimi sormalarıydı. Bu soru beni çok ama çok şaşırtmıştı. Türkçenin sadece Türkiye’de değil dünyanın farklı yerlerinde konuşulmakta olduğu gerçeğine uzak olunması ve bir o kadar da Türklerin var olması konusunda bilgisiz olunmasına şaşırdım. Bizler Türkçeyi sonradan öğrenmemiş değiliz. Zaten ana dilimiz Türkçe. Kuzey Makedonya’da yaşayan Türkler olduğumuzun bilinmemesi beni hala şaşırtıyor.
İstanbul’da yaşamaya alıştın mı?
Evet alıştım. Önceden de geldiğim bir şehir olması nedeniyle yabancılık çekmedim.
Mezuniyet sonrası hedeflerin neler? Gelecek planlarından biraz bahsedebilir misin?
Mezuniyet sonrası hedefim; kendi alanımda kendimi daha fazla geliştirmek ve mesleki becerilerimi ilerletmek. Bu süreçte sektöre atılarak deneyim kazanmayı, farklı projelerde yer almayı ve tasarımlarımı geliştirmeyi hedefliyorum. Uzun vadede ise edindiğim bilgi ve tecrübelerle kendi ofisimi açarak özgün ve başarılı projelere imza atmak istiyorum.
Boş zamanlarını nasıl değerlendiriyorsun?
Boş zamanlarımda genellikle kendime vakit ayırmayı tercih ediyorum. Eğitim hayatımın çok yoğun bir şekilde ilerlemesi beni yorduğu için çoğu zaman arkadaşlarımla birlikte İstanbul’un tarihi sokaklarında kaybolmaya, farklı yerleri keşfetmeye çalışıyorum. Bazen de sakin bir ortam yaratarak kitap okumaya çalışıyorum.
Aileni ne sıklıkla görüyorsun? Türkiye’de okuyor olman aile için ne ifade ediyor?
Ailemi şimdilik sadece resmi tatillerde görebiliyorum. Türkiye’de okuyor olmam ailem için oldukça gurur verici bir duygu ve aynı zamanda benim burada olmam onlar için güvende olduğum anlamına geliyor. Kaliteli bir eğitim almamı, kendimi geliştirmemi ve gelecekte çok iyi yerlere gelmemi oldukça destekliyorlar bu yüzden böyle bir aileye sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Son olarak; kendini ifade ederken kullandığın bir motto veya hayat felsefen var mı? Bize ilham verecek bir söz paylaşır misin?
İlk olarak her azmin sonucunda bir başarı vardır, pes etmediğin sürece attığın her adım, seni mutlaka bir hedefe ve yeni bir başarıya ulaştırır. Ne kadar çok emek verirsen o kadar çok başarılı olursun.

Tuğba Bayrami’nin Kapanış Konuşması:
Bugün burada sizlerle bir arada olmak ve kendi hikâyemi paylaşmak benim için gerçekten çok kıymetliydi. Hayatımın bir parçasını, deneyimlerimi ve düşüncelerimi sizlerle paylaşırken kendimi ifade etmenin mutluluğunu yaşadım. Umarım anlattıklarım sizlerde karşılık bulmuştur.
Bu güzel organizasyon için RUBAKAD – Rumeli Balkan Kadınlar Derneği’ne, Dernek Başkanı Hale Güloğlu’na, organizasyonda emeği geçenlere, konuklara ve beni davet eden Necla Dursun hocama çok teşekkür ediyorum.

Necla Dursun’un Kapanış ve Teşekkür Konuşması:
Sevgili katılımcılar; bugün çok kıymetli bir konuğu dinleme fırsatı bulduk. Tuğba Bayrami’ye böylesine samimi paylaşımlarda bulunduğu için teşekkür ediyorum.
Ayrıca kendisi ile tanışmama vesile olan kurucusu olduğum Üsküp Kitap Kulübü’müzün kitabına ait imza saatinin birazdan gerçekleşecek olması ve bu yolla okurlara ulaşacağımız için mutluyum. Kitap fuarlarında ve çeşitli etkinliklerde kitabın ‘yayına hazırlayan’ ı olarak yalnız imzalıyordum. Üç bölümlü kitabımızın üçüncü bölümünde metinleri bulunan kulüp üyelerimizin Kuzey Makedonya’da yaşamaları nedeniyle katılmaları mümkün olmuyordu. Şimdi ilk defa bir üyemizle imza saatinde bulunuyor olmak benim için bir ilk ve sevinç kaynağı.

Aynı zamanda bu güzel etkinliğin ev sahibi RUBAKAD- Rumeli Balkan Kadınlar Derneği’ne, değerli başkanı Hale Güloğlu’na, etkinliğin gerçekleşmesinde emeği olanlara ve katılım sağlayarak bizlerle bu günü paylaşan siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Birlikte öğrenmeye, paylaşmaya ve gelişmeye devam edeceğimiz nice güzel etkinliklerde tekrar bir araya gelmek dileğiyle.











