Bir şehri gezdiğimizde ondan geriye ne kalır? Anılar, fotoğraflar, belki bir iki yerel hediyelik… Ancak gezginlerin dünyasında öyle küçük bir nesne var ki göreni saniyeler içinde uzaklara, güzel anlara götürür. Evet, magnetlerden bahsediyoruz.
Arka kısmındaki mıknatıs sayesinde metal nesnelere kolayca yapışan bu renkli ve çeşitli şekillerdeki küçük objeler; reklamcılıktan kişisel hatıralara kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip. Fakat seyahat severler için magnetlerin yeri her zaman bambaşka.
Farklı bir şehre ya da ülkeye adım attığınızda magnet reyonlarına göz atmak, gezginler arasında neredeyse yazılı olmayan bir kuraldır. Eyfel Kulesi’nin minyatürü, Roma’nın tarihi sokakları ya da Kapadokya’nın peri bacaları… Her magnet, ziyaret edilen o özel yerin adeta küçük bir imzasıdır.
Pek çok seyahat sever için bu durum zamanla harika bir koleksiyon tutkusuna dönüşürken buzdolabının kapağı kişisel bir galeriye dönüşür.
Kapladıkları alandan çok daha büyük hikayeler anlatan magnetler Romanya’da rengârenkler. İşte birkaçı…











