KitapKuzey Makedonya Gezi

0

Sonay Buş: ‘Edebiyatın köprü olduğunu bir kez daha gördüm.’

Geçtiğimiz ay Üsküp Kitap Kulübü’ne konuk oldum. ‘Konuk olmak’ demek burada yetersiz kalıyor aslında; daha çok bir evin kapısını aralamak gibiydi bu. Evin içindekiler beni yabancı biriymişim gibi karşılamadı. Birlikte aynı masaya oturduk. Masada Gogol’un ‘Palto’ su vardı. Bu klasik hikâyenin sayfalarında kız çocuklarıyla birlikte yol aldık. Üstelik sadece Kuzey Makedonya Gostivar’dan kız çocuklarıyla değil, Prizren’den de üç öğrencimle birlikte katıldım bu edebiyat yolculuğuna. Böylece iki şehir, iki coğrafya, ama tek bir dil — sanat dili — etrafında bir araya geldi.

Gogol’un ‘Palto’ su ilk bakışta yalnızca bir adamın hikâyesi gibi görünür: sessiz, ezilmiş, dünyadan geri duran bir memur. Fakat biz o satırların arasından başka şeyler de çıkardık gün yüzüne. Her bir kız çocuğu Akakiy’in gölgesinde kendi varoluşunu sorguladı. Bazısı onun ezilmişliğinde kendinden bir parça buldu, bazısı sistemin insana biçtiği rolleri daha yüksek sesle tartıştı. Sadece edebiyat konuşmadık; özgüven, görünürlük, dayanışma üzerine de konuştuk. Bu da bana şunu gösterdi: doğru ortamı ve alanı sunduğunuzda gençler yalnızca dinleyen değil; düşünen, üreten ve sorgulayan bireyler oluyor.

Prizren’den getirdiğim üç öğrencim için bu deneyim sadece bir kitap kulübü buluşması değildi. Onlar için bu, şehirlerarası bir kültür alışverişiydi. Kuzey Makedonya’nın çeşitli yerlerinden gelmiş yaşıtlarıyla birlikte aynı masada fikirlerini paylaşmak, özgüvenlerini gözle görülür şekilde büyüttü. Yolda giderken çekingen duran o üç çift göz dönerken ışıl ışıldı. Çünkü kendilerini bir tartışmanın, bir düşünme biçiminin aktif bir parçası olarak deneyimlemişlerdi. Bu, sınıflarda kazandırılamayacak kadar sahici bir öğrenme haliydi.

Edebiyat, çoğu zaman bir sığınak gibi tarif edilir. Ama ben bu buluşmadan sonra edebiyatın bir sığınaktan çok bir köprü olduğunu bir kez daha gördüm. Prizren’le Gostivar arasında bir yolculuk yapmadık sadece; geçmişle şimdi arasında, bireyle toplum arasında, suskunlukla ifade arasında bir köprü kurduk. Kitaplar, insanları yalnızlaştırmaz; doğru bir ortaklıkla buluşturur, iyileştirir ve çoğaltır. O gün, Gogol’un satırlarında yürürken yalnız Akakiy’in değil, birbirimizin hikâyelerini de taşıdık.

Bu tür karşılaşmaların kıymetini hafife almamalıyız. Çünkü bu buluşmalarda atılan her küçük adım, geleceğin bilinçli bireyleri için güçlü temeller oluşturuyor. Edebiyatla büyüyen, düşünerek bir araya gelen kız çocuklarının dünyayı nasıl dönüştüreceğini hayal bile edemeyiz. Ama ben oradaydım, o anı gördüm ve inandım.

Sahi biz kendi paltomuzu dikebilir miyiz?

Sonay Buş – Haziran 2025 – Prizren

Bizden Haberdar Olun!

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
You need to agree with the terms to proceed