“Edebiyatımızın çıkmaz sokağı” olarak anılan Tevfik Fikret, Aksaray’da babasından miras kalan konağı satarak kendi evini inşa ettirir. İç ve dış mimarisine dair tüm planları bizzat kendisi çizer. Farsçada “yuva” anlamına gelen “Aşiyan” adını verdiği bu evde, yaşamının son dokuz yılını geçirir.
Sanat ve edebiyatla iç içe bir yaşam alanı olan Aşiyan, Fikret’in ölümünden sonra ailesi tarafından korunmakta güçlük çekilir ve elden çıkarılma riski doğar. 1945 yılında İstanbul Belediyesi tarafından satın alınarak müzeye dönüştürülür.
Günümüzde Aşiyan, yalnızca Tevfik Fikret’in hatırasını değil, aynı zamanda Şehzade Abdülmecid Efendi’nin, Fikret’in “Sis” adlı şiirinden ilhamla yaptığı aynı adlı tablosunu da barındıran bir kültür mirasıdır: Aşiyan Tevfik Fikret Müzesi.









