Yunanistan seyahat planları yaparken genellikle hep aynı popüler rotalar çıkar karşımıza. Ancak bazen haritanın o kadar da göz önünde olmayan bir köşesinde öyle bir yer saklıdır ki size sadece yeni bir coğrafya değil unutulmaz bir ruh dinginliği vadeder. İşte Porto Lagos tam olarak böyle bir yer.
Batı Trakya’da, Vistonida Gölü ile Ege Denizi’nin birleştiği çizgide zaman adeta yavaşlıyor. Burası sadece bir seyahat noktası değil; huzurun, doğanın ve tarihin mükemmel bir uyumla iç içe geçtiği gizli bir sığınak. Eğer yolunuz Yunanistan’a düşecekse burayı rotanıza mutlaka ama mutlaka eklemelisiniz.
Su Üstünde Yüzen Bir Tarih: Aziz Nikolaos Manastırı
Porto Lagos’un ruhunu asıl hissettiren yer, şüphesiz gölün tam ortasında, uzun ahşap köprülerle karaya bağlanan Aziz Nikolaos (Agios Nikolaos) Manastırı.
Köprüden yürümeye başladığınız an, yüzünüze vuran hafif rüzgar sanki yüzyılların hikayesini kulağınıza fısıldamaya başlıyor. Su üstünde adeta yüzüyormuş gibi duran o bembeyaz duvarlar ve hemen yanında küçük Meryem Ana (Panagia Pantanassa) Şapeli bulunuyor.
Efsanelerle Bezeli Bir Geçmiş
Bu büyüleyici yapının arkasında etkileyici hikayeler saklı:
-
İyileştiren Keşiş: Bir rivayete göre kilise, varlığını bir zamanlar göl kenarında inzivaya çekilen ve çile dolduran bir keşişe borçlu. Yürüyemeyenleri iyileştirdiğine inanılan bu keşişin ünü zamanla kulaktan kulağa yayılarak burayı kutsal bir merkeze dönüştürmüş.
-
İmparatorun Şükranı: Bir diğer güçlü söylenti ise 5. yüzyıla, Bizans İmparatoru Arcadius dönemine uzanıyor. İmparator yakalandığı korkunç bir fırtınadan kendisini kurtardığı için Meryem Ana’ya şükranını sunmak adına bu manastır ve kiliseleri inşa ettirmiş.
Doğanın Kanat Çırptığı Yer: 300’den Fazla Kuş Türü
Porto Lagos ayrıca göz kamaştıran ekosistemiyle de tam bir doğa harikası. Bir yanınızda yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan muazzam bir lagün, diğer yanınızda ise uçsuz bucaksız bir mavilik uzanıyor.
Göl içindeki adacıklar, sazlıklar ve çevredeki kırlar tam bir kuş cenneti. Kaynaklara göre bölgede 300’ün üzerinde kuş türü konaklıyor veya yaşıyor.
-
En Yoğun Nüfus: Akbalıkçıl, Karayip flamingosu ve karabataklar buranın yerlileri.
-
Çamların Üzerindeki Yuvalar: Gri balıkçıl, akbalıkçıl ve alacabalıkçılları, Porto Lagos liman girişindeki ormanlık alanda, çam ağaçlarının tepelerine yaptıkları yuvalarda gözlemleyebilirsiniz.
Burası fotoğraf karelerine sığdırılamayacak kadar güzel bir görsel şölen sunuyor.
Porto Lagos’a Gideceklere Küçük Notlar
-
Ulaşım ve Park: Manastırın hemen girişinde aracınızı rahatça bırakabileceğiniz ücretsiz bir otopark mevcut.
-
Yeme-İçme: Manastır alanında herhangi bir yeme-içme mekanı bulunmuyor. Bu yüzden yanınıza suyunuzu ve küçük atıştırmalıklarınızı alarak gitmenizde fayda var. Tabii ki yanınızda götürdüğünüz her şeyi yanınızda geri getirmek ve bu temiz doğayı korumak şartıyla.
-
Fotoğraf Severler Ekran Başına: Yanınıza mutlaka yedek pillerinizi ve hafıza kartlarınızı alın. Çünkü köprülerin üzerindeki yansımalar, uçuşan flamingolar ve beyaz duvarların maviyle uyumu size hayatınızın en güzel karelerini sunacak.
İyi seyahatler…
İçerik videomuzu izlemek için tıklayınız:











