KitapKuzey Makedonya Gezi

0

Notalar ve Sayfalar Arasında

Üsküp Kitap Kulübü’nün davetiyle Balkanlara giden konukların kaleminden dökülen metinler her defasında başka bir pencere açıyor. Kimi zaman bir şehrin ruhuna, kimi zaman gençliğin heyecanına, kimi zaman da ortak kültürün izlerine temas eden bu yazılar yaşayan bir bağın ifadesi oluyor.

Bu kez Banu Gürsoy’un edebiyatı ve müziği birbirine harmanlayan satırlarını sizlerle buluşturuyoruz. Tarık Buğra’nın satırlarından Vardar Nehri kıyısındaki Hıdrellez coşkusuna, udun tellerinden dökülen Rumeli türkülerinden gençlerin pırıl pırıl gözlerindeki umuda uzanan çok katmanlı bir yolculuğa çıkıyoruz. Daha önce farklı konukların mektuplarını paylaştığımız bu yolculukta Banu Gürsoy’un hem kalbe hem kulağa hitap eden bu zarif anlatımı müzik ve edebiyatın kardeşliğini bir kez daha hissettiriyor.

Bu metinler ilk olarak burada sizlerle buluşuyor; ardından kulübün hazırladığı kitap serisinde kalıcı bir hatıraya dönüşmeye hazırlanıyor.

Bizi notalar ve sayfalar arasında büyüleyici bir yolculuğa çıkaran bu güzel tecrübeyi bizimle paylaştığı için, Balkan göçmeni bir aileye mensup olan Banu Gürsoy’a teşekkür ediyor, sizleri kendisinin içten anlatımıyla baş başa bırakıyoruz.

—————

Beethoven, müziği kelimelerin ötesine geçen ve ruhun en derin duygularını yansıtan bir aşk dili olarak tanımlar. Müzik ve aşk, kelimelerin bittiği yerde başlayan ortak bir ritmi paylaşır. Tıpkı aşk gibi müziğin de evrensel bir dili vardır; ikisi de mantıkla değil doğrudan kalple hissedilir. Büyük ustanın, işitme kaybına rağmen tutkuyla söylediği şu söz bu hakikati çok iyi özetler: Yanlış bir notaya basmak önemsizdir; tutku olmadan çalmak affedilmezdir.’ Müziğin teknikten ziyade bir kalp işi olması gibi müzik ve edebiyat ses ve sözün birbirini tamamladığı kardeş sanatlardır. Tarih boyunca şiirden operaya, masaldan şarkılara kadar bu iki disiplin hep iç içe geçmiştir.

Müzik ve edebiyat ayrılmaz ikilisinin yolculuğunda gençlerimizle bir araya gelmek ve sezon finali yapmak üzere, Sevgili Necla Dursun’un nazik davetiyle Üsküp Kitap Kulübünün Kitap Okuma Etkinliği ’ne konuk oldum. İki sezon boyunca başarıyla sürdürülen bu toplantıları zaten yakından takip ediyordum. Bu yüzden daveti büyük bir heyecanla kabul ederek hazırlıklara başladım.

Etkinlik için seçilen eser Tarık Buğra’nın aile ilişkilerini, değerleri, doğa sevgisini ve umudu merkezine alan ‘Bir Köşkünüz Var mı?’ adlı kitabıydı. Program için seyahat öncesinde hem kitabı okuduk hem de Rumeli türküleri ile Türk Sanat Müziği eserleri için ud sanatçımız Can Kandaz ile repertuvar belirleyerek provalarımızı tamamladık. Balkanlar’da bulunmak, üstelik tam da Hıdrellez döneminde orada olmak benim için başlı başına harika bir deneyim olacaktı.

05 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul’dan Üsküp’e, oradan da diğer konuklarımızla birlikte Gostivar’a keyifli bir yolculuğun ardından ulaştık. Bizleri bekleyen pırıl pırıl, samimi, zeki ve hevesli gençlerle buluştuğum o anki mutluluğumu tarif etmem imkânsız.

Makedonya Pirlepe’den göç eden bir ailenin torunu olarak ata topraklarında bu kıymetli gençlerle bir arada olmak, içimdeki bir boşluğu tamamlamak ve köklerimle yeniden bağ kurmak gibiydi. Sevgili Necla Hanım davetiyle; bizi buluşturan, birbirimizi tanımamıza, desteklememize ve en önemlisi oraya ait olduğumu hissetmeme vesile olan bir köprü olmuştu.

Etkinliğimiz, Necla Dursun’un açış konuşması ve Türkiye’den birlikte geldiğimiz üniversite öğrencisi Ayşe Yaren Ünlü’nün yazar ve kitap hakkındaki sunumuyla başladı. Ardından tüm katılımcıların farklı bakış açılarından süzülen değerlendirmelerine geçtik. Her bir katılımcının analizi, düşünce dünyamızda yeni kapılar açtı. Paylaşılan her fikir adeta ruhsal bir yolculuğa ve terapiye dönüştü; hayallerimizi, hedeflerimizi ve ortak hikâyelerimizi paylaştık.

Bu edebi paylaşımın ardından müzikli ara verdik. Ud Sanatçısı Can Kandaz ile özenle seçtiğimiz Rumeli Türkülerini ve Türk Sanat Müziği eserlerini seslendirdik. Müziğin ruhumuzu beslediği o anlardan sonra Yazar ve şair Ünsal Ünlü’nün güne olan katkısı, kulüp üyelerine kitaplarını armağana ettiği imza saatinden sonra sezonun kapanışı vesilesiyle gençlerimize katılım belgelerini takdim ettik. Kalplerimizde unutulmaz anılarla Üsküp’e dönmeden hemen önce repertuvarımızın ikinci bölümünü seslendirdik. Tüm konuklar ve kulüp üyelerinin eşliği ile…

Verimli geçen günün ardından, Hıdrellez gecesinde Vardar Nehri kenarındaydık. Dileklerimizi ertesi gün nehre bırakmak üzere gül ağacına asarak günü tamamladık. 06 Mayıs günü ise Üsküp’ün tarihi çarşısını ve şehri gezip dileklerimizi Vardar’ın sularına bırakarak doğayla paylaştığımız, dostlukla perçinlenen hareketli ve güzel bir gün oldu.

Gençlerin geleceklerini inşa ettikleri bu en güzel yıllarda onlara eşlik etmek; bu projenin gençlerimize kitap okuma alışkanlığı kazandırması, Türkçe okuryazarlığına ve dil gelişimine katkı sağlaması bakımından son derece kıymetliydi. Böylesine anlamlı bir projede yer almak benim için unutulmaz bir onurdur.

Bu değerli organizasyona öncülük eden, bizleri büyük bir misafirperverlikle ağırlayan Sevgili Necla Dursun’a, Üsküp Kitap Kulübü’ne ve destekleri için ADEKSAM’a yürekten teşekkür ederim.

Platon’un da söylediği gibi: ‘Müzik evrene ruh, zihne kanat, hayal gücüne uçuş, yaşama neşe ve her şeye hayat verir.’ Yeni sezonlarda, yeni kitaplar ve melodilerle yeniden buluşmak dileğiyle…

Banu Gürsoy – Mayıs 2026 – İstanbul

 

Bizden Haberdar Olun!

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
You need to agree with the terms to proceed