Dünya üzerinde hangi kara parçasına giderseniz gidin dalları göğe uzanan yaşlı bir ağacın koluna asılmış iki ip ve sade bir tahta parçası gördüğünüzde adımlarınız kendiliğinden yavaşlar. Çünkü salıncak çocukların neşesi, yetişkinlerin çocukluk yıllarına açılan bir kapıdır. İçerik görseline baktığınızda yeşilliklerin ortasında usulca sallanan ahşap salıncak sizi zamanda yolculuğa çıkarır.
Gövdesi yıllara meydan okuyan bir ağacın dalından aşağı süzülen ipler ve uçlarına sağlam düğümlerle tutturulmuş cilalı bir tahta… Plastik, gösterişli ve modern oyun parklarının sentetik kokusundan uzak; toprağın, çimenin ve ağaç kabuğunun kokusuyla bütünleşmiş bir sadelik.
Salıncağa oturup ayaklarınızı yerden kestiğiniz an yerçekiminin tüm ağırlığı geride kalır. İleriye doğru her savruluşta yüzünüze çarpan serin rüzgâr, göğün maviliğini ayaklarınızın altına sererken; geriye çekildiğinizde ağacın yaprakları arasından süzülen güneş ışıkları gözlerinizi kamaştırır. Bu ritmik gidiş gelişler arasında ne dünün yorgunluğu kalır ne de yarının endişeleri.
Yetişkinler için hayat çoğu zaman ileriye doğru telaşlı bir koşudur. Oysa bir ağaç dalına asılı tahta salıncak, insanı ileriye savururken hemen ardından başladığı yere döner. Bu döngüye karışmak için çocuk olmaya gerek yoktur ayrıca. Sadece parmaklarınızı iplere sıkıca dolamanız ve topuklarınızı çimenden hafifçe ayırmanız kafidir.









